Yaşamı boyunca mutlu olmak isteyenler için mutluluk reçetesi...
AKLINI KULLAN iyice tanımadan hiçbir insana bağlanma. Bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma, acı çeken sen olursun. iyice soruşturup diğer insanların da haklı olabileceğini düsün. Seni takmayanı sen hiç takma, konuşmayanla asla konusma. Güvenmediğin biriyle asla flört etme. Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme. insanlara doğru değer ver, haketmeyenleri sil. Asla dönüp de arkana bakma. Sır tutmasını bil. Dostlarının sevgilinden daha önemli olduğunu unutma. Onları asla sevgilin için satma. Hakettiğin sevgiyi alamadın mı? kendini üzme, sorun sen değilsin. Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut. Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama. Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et. Seni dinleyip anlamaya niyeti olmayanlarla tartışma. Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme. Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme. Dostun olacak insanları bazı kriterlere göre belirle. Kendini öven insanlardan kaç. Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma. Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma
Siz İman etmedikçe cennete giremezsiniz.Birbirinizi sevmedikçede gerkeç mümin olamazsınız. size bir şey göstereyim mi ki, onu yapmadığınız zaman birbirinizi sevmiş olalamzsınız: Aranızda selamı yayın." ( Buhari )
Yüce dinimiz İslam, adabı muaşeret kurallarına çok büyük önem vermiştir. Bu kuralların başında da selamlaşma gelir. Selam, bir Müslümanın diğer Müslüman kardeşi hakkında iyi dilekte bulunması, ona dua etmesi olup( İbn-i Mace 1-480 ), saygı ve sevginin belirtisidir.
Selam aynı zamanda ’u Teala’nın isimlerindendir. Birbirini tanıyan insanlar, birbirine selam verip alınca, aralarında anlaşma ve kaynaşma sağlanmış olur. Bizim için selam, dostluğun, kardeşliğin karşısında sevgi ve saygı duymanın, mütevazı davranmanın ve insanları kazanmanın ilk basamağıdır. Yüce “Size biri selam verdiğinde ondan daha güzeli ile veya aynısı ile karşılık verin” buyurmaktadır.(Nisa, 86)
Bunun en güzel örneğini peygamber efendimiz (s.a.v) göstermiştir. O, birisine “Selamün Aleyküm” diye selam verildiği zaman on sevap kazanıldığını, selamdaki ifadeler arttıkça sevabında artacağını haber vermiştir.( Ebu Davud, Edep, 132; Tirmizi, İsti’zan )
Selamın en güzel ve en fazla sevap kazandıran sözlerini “esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh” olarak bildirmiştir. Buna karşılık cevabın da, ‘’ın rahmeti hepinizin üzerine olsun’ şeklinde olmasını tavsiye etmiştir.
Selam da bu hayırlı işlerden biridir. Bu sebeple önce davranan daha çok sevap kazanır. Çünkü o, Teala’nın adını daha önce anmış ve karşısındakine daha önce dua etmiş ve hayırlı bir ameli başlatmanın sevabını daha önce kazanmıştır. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) insanların katında en değerlisi selama önce başlayandır. (Önce selam verendir) ( Ebu Davud, Edep, 133 ) buyurmuşlardır.
Selamlaşırken dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de selamlaşmanın adabına uymaktır. Araçta olan yürüyene, yürüyen oturana, sayıca az olan çok olana selam verir.( Buhari, İsti’zan, 56)
Ayrıca evlere girildiğinde güzel ve iyi bir dilekte bulunarak selam verilmesi( Nur, 61) tavsiye edilmiştir. Peygamber Efendimiz {s.a.v} “ Kendi ailenin yanına girdiğinde selam ver ki ; sana ve ev halkına bereket olsun( Tirmizi, İsti’zan, 10 ) buyurmuşlardır.
Hutbemi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.av)’in bir hadis-i şerifi ile bitirmek istiyorum. “İman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayın.”( Müslim, İman 13 )
Bir mektupla selam yazılmış olursa ya dil ile ve ya yazı ile "Vealeykesselam" denilir. Selama karşılık veremeyecek durumda olanlara selam vermek mekruhtur. Onun için yemek yiyene, Kur'an Okuyana Hutbe dinleyene, namaz kılana selam verilmemelidir. Verilirse, cevaplanması mutlaka gerekmez. İşlediği günahı açıkça söylenmekten çekinmeyen kimselere (fasık)lara selam vermek mekruhtur.
Sonuç: Selam verip almak, bir dostluk belirtisidir, sevgi alametidir. Fakat selam verirken aşağı doğru bükülmek mekruhtur. öyle ki, bazı alimlere göre, selam verirkek rukü haline yakın eğilmek, secde etmek etmek gibidir. Haratıklara saygı için yapılacak bir secde ise imana aykırıdır.
Elhamdulillah herşey acık ve orta'da !
Esselamün Aleyküm , azze ve celle'nin Rahmeti ve Bereketi üzerinize olsun, inşallah
Bir Çakmağın Sesindeki Kayboluş Bir Damla Benzindeki Koku Filitin Ucunda Tutuşan Ellerim Çakmak Taşındaki İlk KıvılcımKavrulan Yüreğimin Kökü Yanan Bütün Bedenim Sitemim Sanadır Yar Kaybolmuş Bir Çakmağın Sesinde Baş Döndüren Kokuda Başlıyor Yok Oluş Sitemim Sitemim Sanadır Yar
Tütün Kokusu Sarmış Yüreğimin Odalarını Nikotin İki Yandan Kuşatmış Parmaklarımın Arasını Sitemim Sanadır Yar Caddelerde Eylül Yağmurları Toprağa Düşen İlk Damlada Kaybolmuş Ve O İlk Koku Çiğdem Çiçeklerinin Boynu Bükülmüş Toprağın Üstü Çisil Çisil Yüreğimin Kökü Balcık Sitemim Sanadır Yar
Sokak Başlarında Kalmışlığım İliklerime Kadar Islanmışlığım Ve Acıya Alışmışlığım Esiyor Damarlarıma İhanet Doluyor Yar Sitemim Sitemim Sanadır Yar 19'unda Değildim 29'undada Ömür Çisil Çisil Tükeniyordu Yar Rayların Arasına Akıyordu Gidiyordu Sıkışan Bütün Kederlerim
Bitiyordu Dertlerim Sitemim Sitemim Sanadır Yar
Halime Ağlıyordu Bulutlar Gibi Yağıyordu Şehrin Uzak Bir Köşesinde Yine Annem Ağlıyordu Giderken Ben Büyük Acılarla Bir Çakmağın Ürküten Sesiyle Fitilin Ucuyla Tutuşarak Taşındaki İlk Kıvılcımla Yanarım Kül Olan Yüreğimle Giderken Ben El Sallamıyordun Bile Yeni Bir Hayatı Tutuştururken Sen Sitemim Sana(dır) Sitemim Sana(dır) Sitemim Sanadır Yar